Öğrenmeyi Öğrenmek

IMG_1554

Okulda öğretilen bilgiler hızla eskimeye başladı, değil mi? Bu gerçeğin farkında vardığımız anda ömür boyu öğrenme faaliyeti için bir yol ayrımına gelmiş oluruz. Ya pes edip yarış dışı kalmayı kabulleniriz ya da mücadeleye devam etmeyi tercih ederiz. Mücadeleye devam etmeyi seçenlere bu zorlu ama zevkli yolculukta öğrenmeyi öğrenme becerileri rehberlik eder. Üstelik herkesin rehberi kendine özgü ve diğerlerininkinden farklı olur.

Yazı ilgimizi çektiyse ve bu paragrafı okuyorsak mücadeleye devam edip yarışta kalmayı seçmişiz demektir. O zaman kendimize bir öğrenmeyi öğrenme rehberi hazırlamaya başlasak iyi olacak.

Gerekli olan un, yağ ve tuzu yazıda vermeye çalışacağım. Pişirme şeklini tarif edeceğim. Sonra hepimiz kendi rehberimizi kendimiz pişireceğiz.

Bir deneyimin sonucunda davranışlarda meydana gelen sürdürülebilir ve kalıcı değişikliklere öğrenme denir. Bize öğretilenlerin çoğunu unuturuz, bir kısmı aklımızda kalır. Aklımızda kalanlar öğrenilmiş demektir. Öğrenmede artık belirleyici olan öğrenmenin sürekliliği ilkesidir.

Öğrenme şekli konusunda, şöyle ya da böyle diyerek net bir yargıda bulunmak mümkün değildir. Öğrenme şekli kişiden kişiye değişmektedir. Yani öğrenme şekli, parmak izi kadar kişiye özgü bir olgudur. Herkesin öğrenme türü, şekli, hızı ve kapasitesi farklıdır. Eğer uygun öğrenme imkanları sağlanırsa kişinin öğrenemeyeceği hiçbir şey olmadığını görebiliriz. Mesela çocukken okuluna gitmediği ve özel kurs almadığı halde herkes anadilini öğrenir, yürümeyi, oturmayı öğrenir.

Öğrenmenin ilk şartı; öğrenmeyi talep etmektir. Öğrenmek istiyorsak bu ihtiyacı karşılamak için kaynak ve öğretecek birilerini bulabiliriz; ama istemiyorsak ne internetin, ne yığınla kaynağın ne de öğretecek kimsenin faydası olmaz.

Öğrenmek sadece bir şeyleri bilmek değildir. Öğrenmek, bilgiyi almak ve işlemektir. Bilgiyi işlemek de; onu doğru şekilde ve doğru yerden arayıp bulmak, onun ne olduğunu düşünerek, ne işe yaradığını anlamak, nerede kullanılacağını kavramak, hangi bilgilerle birleşeceğini görebilmektir.

Alvin Toffler; “21. yüzyılın cahilleri okuma-yazma bilmeyenler değil, öğrenmeyi öğrenemeyenler olacaktır” der.

Bilgi toplumunun istediği insan tipi; öğrenmeyi öğrenen, yani bilgiyi arayıp bulan ve hayatına tatbik eden, toplumda meydana gelen değişimlere ayak uyduran ve aynı zamanda bu değişimlerin kaynağı olabilen kişidir. Öğrenmeyi öğrenmek; mevcut bilgileri kullanarak yeni durumlar için gerekli bilgiyi kendi kendine üretmektir.

IMG_0431

Öğrenme Stilleri

Öğrenme stili, bireyin öğrenmek için yaptığı tercihlerdir. Birey çevresi ile iletişim kurarken, olaylar karşısında tepki verirken de bu stilleri kullanır. Sağlıklı bireylerin çeşitli durumlarda ortaya koyduğu davranışlar birbirine benzer ve tutarlıdır.

Günlük hayatında yavaş ve düşünerek hareket eden bir kimse, öğrenirken de aynı biçimde davranır. Atılgan, düşünmeden karar veren bir kimse, öğrenmede de benzer bir yol izler. Başka bir deyişle, düşünerek hareket eden bir kimsenin sistemli bir öğrenme stiline, atılgan bir kimsenin ise sezgiye dayalı bir öğrenme stiline sahip olduğunu söyleyebiliriz.

Öğrenmenin gerçekleşeceği çevresel şartlarla ilgili bireylerin tercihleri farklıdır. Bazı kimseler sessiz bir ortam tercih eder, bazı kimselerse sesten etkilenmez. Sıcaklık – soğukluk, aydınlık – karanlık, düzenlilik – dağınıklık gibi şartlar da böyledir.

Motivasyon, çalışmada süreklilik, kurallara uygun ilerleme gibi duyuşsal özellikler de insandan insan değişir. Kimileri sürekli ve düzenli çalışmayı, kimileri ara ara çalışmayı sever. Belirlenen kurallara uyarak öğrenenler olduğu gibi, kuralları kendine göre değiştirdiğinde hızlı öğrenenler de vardır.

Öğrenirken sosyal tercihler yaparız. Tek başına öğrenmeyi seçenler olabildiği gibi bir grup arkadaşıyla birlikte öğrenmekten zevk alanlar da vardır.

Öğrenme amacıyla duyu organı seçimi de farklılıklar gösterir. Bazı kimseler daha çok görme duyularını kullanırlar, bazıları çoğunlukla işitme ya da dokunma duyuları ile kolay öğrenir.

Bazı kimseler öğrenme sırasında bir şeyler yeme ve içme gereksinmesi duyarken bazıları yeme-içmeyi çalışmaya engel olarak görürler.

Bunların yanı sıra, öğrenmek için seçilen zaman dilimi bakımından da insanların farklı tercihleri vardır. Kimileri sabahları erken saatlerde, kimileri öğleye doğru , kimileri öğleden sonraları, kimileri de gece saatlerinde çalışmayı tercih ederler.

Kendi öğrenme stillerimizi geçmişteki tecrübelerimiz ışında tespit edip, öğrenme faaliyetlerimizi buna göre planlamalıyız. Bu şekilde öğrenmeyi kolaylaştırabiliriz ve zevkli hale getirebiliriz.

Öğrenme Yolları

Konuya ilişkin materyali okuduğumuzda, anlatan birini dinlediğimizde ya da iş yapan birini gözlemlediğimizde öğrenme gerçekleşir. Öğrendiğimiz bilgiyi pekiştirmek istersek, başkalarına sözlü ya da yazılı olarak anlatmayı deneyebiliriz. Başkalarına anlatmak, dinleyenlerin verdiği cevaplar, anlatanın kendi düşüncelerini geliştirmesine ve güçlendirmesine vesile olur.

Bilgiler hakkında sorular sormak, açıklamalar yapmak ve tartışmak da öğrenmenin kalıcı olması için etkendir. Meselâ ilkokul 4. sınıfta tahtada anlattığım Varna Savaşını ve tarihini hiç unutmuyorum.

Daha okulu bitirdiğim gün, okulda öğrendiğim bilgilerin yarısının eskidiğini şaşkınlıkla gördüm. Siz de benzer tecrübeler yaşamışsınızdır.

Öğrenmeyi yaşadığımız hayatın bir parçası haline getirmenin bir yolunu bulmalıyız. Aşağıdaki 6 niteliğimizi geliştirerek bunu yapabiliriz:

1. Motivasyon: Öğrenme isteğimizi sürekli diri tutmayı, öğrendiklerimizi hayatımıza tatbik edip, bundan keyif almayı başararak sağlayabilirsiniz. Bu sebeple her fırsatta öğrendiğimiz bilgileri hayata geçirmenin yollarını aramalı ve fırsat bulduğumuzda iyi değerlendirmeliyiz.

2. Yeni Bilgileri Mevcut Bilgilerin Üzerine Oturtma: Yeni öğreneceğimiz bir bilgi mevcut bilgilerimizin üzerine oturmuyorsa, ya öğrenmeye hazır değiliz ya da bir ön öğrenmeye ihtiyacımız var demektir.

3. Bilgiyi Örgütleme: Bilgiyi başka bilgilerle ya da kavramlarla ilişkilendirmek alamına gelir.

4. Bilgiyi Kullanma: Öğrenmenin kalıcı olabilmesi için öğrendiğimiz bilgileri yeri ve zamanı geldiğinde kullanmalıyız. Kullanılmayan bilgi zamanla unutulur.

5. Öğrenme Stratejilerinden Yararlanma: Öğrenilen konuya ve hedeflere uygun öğrenme stratejileri öğrenip kullanırsak daha etkili bir öğrenme gerçekleşir.

6. Üstbilişsel Stratejiler Kullanma: Öğrenmek için yaptığımız planı sürekli gözden geçirip, işleyip işlemediğini kontrol etmek gerekir. Eğer işlemiyorsa başka bir yol denemeliyiz.

Öğrenme Stratejileri

Ömür boyu öğrenme sürecinde çoğunlukla kendi kendimize öğrenmek zorundayız. Öğrenmeyi kolaylaştıracak ve öğrendiklerimizi kalıcı hale getirecek teknikler var. Öğrenme faaliyetini denetlemek ve yönlendirmek için kullanabileceğimiz bu tekniklere öğrenme stratejisi denilmektedir.

Farklı öğrenme faaliyetlerinde farklı stratejiler kullanabiliriz. Öğrenmek istediğimiz bilgiye ve duruma göre en uygun stratejileri seçeriz.

Bu stratejiler; tekrar etme stratejileri, anlamlandırma stratejileri örgütleme stratejileri ve duyuşsal stratejiler olarak gruplandırılabilir.

Öğrenme stratejileri hakkında http://goo.gl/BevUh adresinden detaylı bilgi alınabilir.

IMG_1281

Çocukluğumuzdan beri duymaya alıştığımız beşikten mezara kadar öğrenme düsturunu hayatımıza tatbik ettiğimizde, “Oku!” emrinin gereğini yerine getirmiş olmanın verdiği mutluluğun yanında bilgi toplumunun gerektirdiği niteliklerle donanmış güçlü bireyler olabiliriz.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>